| Fasoncu anlayıştan kurtulmalıyız |
|
|
Türk tekstil ve konfeksiyon sektörü ile ilgili okuduğum bir yazı geleceğe daha umutla bakmama sebep oldu.
Haber/yorum, erkek modasına yön veren dünyaca ünlü İtalyan Collezioni Uomo dergisinde yer aldı. CNR EXPO Fuarcılık ve İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri'nin (İTKİB) birlikte organize ettiği 9. İstanbul Uluslararası Moda Fuarı'ndaki gözlemlerin de aktarıldığı haberde, Faslı Fatima Lopes ve Hakan Yıldırım'ın koleksiyonlarından övgüyle sözedildi. Avrupa, Rusya, Japonya ve Brezilya'dan önemli katılımcıların olduğu fuarda, Türk tasarımcı ve markaların önümüzdeki dönemde her zamankinden çok konuşulacağı belirtiliyor. Avrupa'nın ikinci büyük tedarikçisi Erkek modasına yön veren böylesine önemli bir derginin Türk tekstil ve konfeksiyon sektörü ve Türk modası ile ilgili yaptığı bu tespitler doğrusu umut verici. Hızlı moda kavramının öncülerinden H&M, Zara ve Mango'nun dünya hazırgiyim perakende pazarındaki konumlarını giderek güçlendirmeleri de Türkiye'nin önünün açık olduğunu gösteriyor. Bu firmalar sürekli koleksiyon yeniledikleri için, üretimin hızlı olması şartı, çoğu zaman maliyet hesaplarının bile önüne geçebiliyor. Bu olgu ise Avrupa pazarına Çin'den daha yakın Türkiye'ye üretim hacimlerinin önemli bir bölümünün aktarılması demek... Tasarıma yatırım yapmayan geri kalıyor Yetenekli tasarımcıya yatırım yapılması şart İhracat ağırlıklı firmalarımızın patronları aşırı değerli Türk lirası, enerji ve işçilik maliyetleri ile ilgili sürekli şikayet edip duruyorlar. Ancak kendi yapabilecekleri bu kadar çok şey varken, bunları yapmamalarını ve önü çok açık olan sektörlerini bir fason sektörü haline getirmelerini bir türlü anlayamıyorum. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|










