Banka tarafından kredi kartlarıyla düzenlenen bir kampanyaya onayı olmadan dahil edilen ve zarara uğrayan tüketici açtığı davayı kazandı.
Diyarbakır'da onayı olmadan dahil edildiği kampanya nedeniyle zarara uğrayan kredi kartı kullanıcısının şikâyeti, Tüketici Hakem Heyeti tarafından haklı görüldü. Heyet, gecikme faizinin hesap kesim tarihinden itibaren başlatılmasını da haksız kazanç olarak değerlendirdi. Avukat Fırat Üger, kredi kartı ekstresinde, 'Satış Anapara Düzeltmesi' adı altında kesinti yapıldığını, ayrıca bu nedenle kesilen gecikme faizinin hesap kesim tarihinden itibaren uygulandığını belirterek, bankadan şikâyetçi oldu. Haksız uygulama Üger, 'Satış Anapara Düzeltmesi' adı altındaki kesintiyi ve bankadan aldığı yanıtı şöyle aktardı: "Kesintinin bankanın düzenlediği kampanyaya ilişkin olduğu ve cep telefonu mesajıyla bilgilendirildiğim belirtildi. Kampanyada kartıma 50 YTL'lik (x) yüklendiği ve 500 YTL alışveriş yapmam halinde bunun hediye olarak kalacağı, ancak bu kadar alışveriş yapmadığım için 50 YTL'nin 'Satış Anapara Düzeltmesi' adı altında iade alındığını belirtildi. Gecikme faizinin de son ödeme değil, hesap kesim tarihinden itibaren uygulandığı söylendi. Ben de Diyarbakır Tüketici Sorunları İl Hakem Heyeti'ne başvurdum." Konuyu görüşen Tüketici Sorunları İl Hakem Heyeti'yse kararında uygulamaların haksızlığını vurguladı. 'Aldatacı hareket' Tüketicinin haklı olduğuna, zararın tazmini gerektiğini belirten Heyet kararında, şu görüşlere yer verildi: "Tüketicinin cep telefonu mesajıyla kampanyaya katılmaya zorlanamayacağı, dolayısıyla tüketicinin kendisine gelen mesajların tümünü okumuş olduğunun varsayılamayacağı, Borçlar Kanunu'ndaki sözleşmenin kurulması için varlığı aranan icap-kabul hususlarının tamamlanmış sayılması hususuna uyulmaması, tüketicinin onayı olmaksızın kartına hesap ekstresi arkasındaki (x) kazanma şartına aykırı olarak alışveriş şartı aranmaksızın para yüklenmiş olması nedeniyle, tüketicinin farkında olmadan para harcamasına sebebiyet verilmesinin, Medeni Kanun'un iyi niyet ve dürüstlük ilkeleriyle bağdaşmaması ve tüketiciyi aldatıcı hareket olarak görülmesi nedeniyle zararın tazminine, ayrıca 5464 Sayılı Kanun'un 3. maddesi düzenlemeye aykırı hesap kesim tarihinin gecikme faizinin uygulanmasında tarih olarak baz alınmasının yasaya aykırılık teşkil etmesi nedeniyle tüketicinin zararının yasal faiziyle tazminine karar verilmiştir." Üger, gecikme faizinin son ödeme tarihi yerine hesap kesim tarihinden itibaren işletilmesini de hakem heyetine taşıdığını belirterek şöyle dedi: "Bankadan savunma istendi. Beni haklı bularak zararımın tazminine ilişkin bağlayıcı karar verdi. Ben de icra yoluyla zararımı faiziyle geri aldım." Kaynak: Radikal, 17.05.2007
|