|
Mangal kömürüne 250 milyon YTL harcanıyor |
|
|
|
Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte mangal dönemi başladı. Özellikle hafta sonları ve mesai bitiminde mangalı alan vatandaş, parklara ve yeşil alanlara gidiyor.
Türkiye'de mangal keyfinin yıllık tüketim miktarı ise 250 bin ton. Yani yaklaşık 250 milyon Yeni Türk Lirası. Türkiye'de mangal kömüründe daha çok geleneksel yöntemlerle üretilen ürünler kullanılıyor. Piyasada satılan ürünlerin yaklaşık yarısı başta Bulgaristan olmak üzere diğer ülkelerden geliyor. İstanbul Ticaret Odası Odun, Kömür ve Maden Kömürü Meslek Komitesi Başkan Yardımcısı Hüseyin Akarçeşme, mangal kömüründe artık geleneksel üretimin yerini teknolojik ürünlerin aldığını söylüyor. Mangal kömürü özellikle Trakya bölgesindeki orman köylülerinin en önemli geçim kaynaklarının başında geliyor. Orman İşletmeleri tarafından belirlenen bölgelerdeki ağaçları kesen köylüler, bunları geleneksel yöntemlerle yakarak mangal kömürü haline getiriyor. Türkiye, yıllık 100 bin tonu aşan mangal kömürü ithalatı nedeniyle sıkıntılı günler yaşıyor. İstanbul'un Çatalca ilçesi Karacaköy'de yaşayan Cenan Peker de odun kömürü üretenlerden. Peker, devletin ağaç kesimi için tahsis ettiği arazileri bu yıl azalttığını söylüyor. Peker, odun kömürünü 3 yıl önce 60 yeni kuruşa satarken şimdi 50 yeni kuruşa sattıklarını, bu düşüşe rağmen maliyetlerin yükseldiğini ifade ediyor. Köylüler topladıkları odunun ancak beşte birinden kömür elde edebiliyor. Mangal kömürünün imalatı şöyle gerçekleşiyor: Odunların yakıldığı ocağa 'torluk' deniliyor. Kesilen odunlar torluğa getirildikten sonra çatılıyor. Üzeri kum ve otla kaplanan odunlar yavaş yavaş yakılıyor. Beş saat yakılabilen kömür Akarçeşme Madencilik Şirketi'nin sahibi Hüseyin Akarçeşme'nin ithalatını yaptığı endüstriyel mangal kömürü ise 5 saat yanabiliyor. Ürünler, pişirme bittiğinde su ile söndürülüp daha sonra yeniden kullanılabiliyor. Ağaçlar kesilmeden, tahta parçaları, meyve kabukları ve çekirdekleri gibi malzemelerin preslenip ateşte bekletilmesiyle elde edilen ürünlerin Türkiye'de üretilmesi hedefleniyor. Hüseyin Akarçeşme, "Türkiye'de üretilirse hem ağaçlar korunacak hem de katma değerli bir ürün elde edilecek." diye konuşuyor. Kaynak: Zaman, 30.06.2007
|