|
Türkiye'deki pahalı elektrik, istihdam üzerindeki vergi ve yüksek maliyetler küçük ve orta büyüklükteki işletmeleri zor durumda bırakıyor.
Bu kapsamda Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu (TUSKON) tarafından geçen sene ilki düzenlenen ve mayıs ayında da ikincisi gerçekleştirilen Afrika zirvesi birçok işadamına umut oldu. İstanbul'daki küçük mobilya atölyesini iş yapamadığı için kapatma noktasına gelen Yılmaz Sonkaynar, zirveden sonra işyerini Uganda'ya taşıdı. Atölyeyi küçük bir fabrikaya dönüştüren Sonkaynar, otellerin komple mobilya işini üstleniyor. Girişimci, Türkiye'den yeni makine siparişleri bile verdi. Yılmaz Sonkaynar, TUSKON'un düzenlediği Afrika zirvesine katılan işadamı dostlarının tavsiyesi ile Uganda'ya gitme kararı vermiş. İstanbul'daki bütün makinelerini başkent Kampala'ya taşımış. Yaklaşık 30 bin dolarlık masraf yapan İstanbullu işadamı 1 yıl sonra bütün harcamalarını amorti etmiş. 9 kişilik ekibiyle üretim yapan Sonkaynar, "Burası yokluklar ülkesi, malı getirdiğin zaman satacağım diye düşünmüyorsun ki. En satılmayacak malı bile biraz beklettin mi elinden çıkarırsın. Her şey dışarıdan geliyor." diye konuştu. Konfederasyon vesilesiyle iş yapan Türklerin sayısının arttığını söyleyen işadamı, "Burada ticaret hacmini genişletmeye çalışıyoruz, çok güzel imkanlar var; ama Avrupalılar zamanında her şeyi kapmış biz ayakta uyumuşuz." değerlendirmesini yaptı. Türk yatırımcı el üstünde tutuluyor Yerel yöneticilerin, Hintli olmayan beyaz insanlara çok fazla saygı duyduğunu belirten Sonkaynar, "Orada dokunulmazlıkları var, bir Allah'ın kulu elini süremez." diyor. Türkiye'den gidenleri Avrupalılardan farklı tuttuklarını söyleyen Sonkaynar, şu örneği veriyor: "Müslüman olduğumuz için daha farklı bir avantajımız var. Mesela alışveriş yapıyorsun telefon kartı alacaksın parayı bir elinle uzatacaksın, satıcı parayı tutacak ondan sonra sen kartı alabilirsin. Bu şekildedir adet. Ama biz gittiğimiz zaman her şeyi atar masanın üstüne çalınır diye bir endişe duymaz. Paramı vermez diye düşünmez. İtimat var." Nüfusun üçte birinin Müslüman olduğu ülkede insanlar dinî inançlarını rahatlıkla yaşıyor. Uganda halkı 54 farklı dili kullanıyor. Ama İngilizce bilmek yeterli. Ülke ticaretinde hileli yöntemler kullanılmıyor. Çünkü her şeyde peşin para ile çalışılıyor. Makineleri ülkeye sokarken yatırım yapıldığı için gümrük vergisi alınmadığını aktaran Sonkaynar, "Makine, inşaat ve kerestede büyük imkanlar var; ama işleyecek sanayi yok." dedi. İşadamının verdiği bilgilere göre sanayi alanında Hintlilerin hakimiyeti var, ancak halk bundan memnun değil. Alternatif olmadığı için mecbur kalıyor. Hintlilerin ne yeterli sermayesi ne kaliteli işçiliği var. Fakat yıllar önce gelip yerleşmişler. Avrupalılar ise geçmişteki sömürge yaklaşımını devam ettiriyor. Tekstil ve hazır giyimde Çin malları piyasada hakim olduğu için bu alanda yatırım pek avantajlı görülmüyor, ama gıda öncelikli sektörlerden. Türkiye'den yaklaşık 6 bin kilometre uzaklıktaki ülkeye Mısır Havayolları ile gidiliyor ve vize alınmıyor. Kaynak: Zaman, 05.04.2007
|