www.yeniperakende.com Advertisement
Anasayfa arrow Gıda Sektörü arrow Algida: Bakkallar bizim sayemizde ayakta kalıyor
Çarşamba, 23 Mayıs 2012
 
 
Haberler
Perakende
Moda Giyim
Alışveriş Merkezleri
Gıda Sektörü
Ekonomi
Çin
Rusya
Hindistan
Avrupa
Amerika
Japonya
Makaleler
Perakende Trendleri
Mağazacılık Yönetimi
Satış & Hizmet
Firma Rehberi
Moda/Giyim/Aksesuar
Alışveriş Merkezleri
Ev/Mobilya/Teknomarket
Restoranlar/Kafeler
Gıda Üreticileri
Saat&Tarih
Ekle
Sık kullanılanlara ekle
Bu sayfayı ekle
Giriş sayfası yap
Algida: Bakkallar bizim sayemizde ayakta kalıyor Yazdır E-posta

Active Image17 yıldır Türkiyede olan Algida, bu sürede Türkiyede 600 milyon dolarlık yatırım yaptı. Ekonomiye önemli katkıları olduğunu belirten Coşar, 350 bin dolabımız var. Oradan para kazanan kişileri düşünün.

Özellikle bakkallar için iyi bir kazanç. Dondurmanın hızlı tüketim malları arasında önemli bir yeri var. Bakkallar hızlı tüketim cirolarının yüzde 4ünü dondurmadan yapıyor. Birçok bakkal bu satışlar sayesinde ayakta kalıyor dedi

Ahmet Coşar, 2001 yılından bu yana Unileverde Yönetim Kurulu Üyesi. 2006 yılında da Algida Türkiyenin Genel Müdürlüğü görevine geldi. 17 yıldır Türkiyede olan Algida, bu sürede Türkiyede 600 milyon dolarlık yatırım yaptı. Aşkımla erir misin? sloganlı Cornettosu, Magnumu ve birçok çeşidiyle endüstriyel dondurma pazarında lider. 850 milyon dolarlık pazarın yüzde 65i Algidanın. Ahmet Coşar dondurma pazarının Türkiyede büyüdüğünü, yakın bir gelecekte Avrupa ülkelerindeki gibi Türkiyede de dondurmayı 12 ay boyunca tüketenlerin artacağını söylüyor.

Genel müdürlüğü görevine gelişi bir yılı doldurmayan Coşarın dondurma macerası ilkokul dönemlerine kadar gidiyor. Coşarın birçok çocuk gibi ilkokul yıllarında dondurma tüketmeye başladığını sanmayın, o ilkokul yıllarında başlamış dondurma satmaya.

İlk işiniz nedir?
İlk nasıl para kazandığımı soruyorsanız, ilkokul dönemim derim. İlkokul döneminde lunaparkta kahvehanenin sahibinin oğlu arkadaşım Yavuz
la kaleye şut çektirip para kazanırdık. Adanada yaşıyorduk o dönemde.

Unilever müşterimdi
Nerelisiniz?

Elazığ. Babam subay olduğu için çok gezdik. Bu arada ben ilkokuldayken dondurma da satardım. Lüleburgaz, Erzincan, Ankara- Polatlı, Elazığ, Diyarbakır... Okula Lüleburgaz
'da başlayıp sonra Adanada devam ettim. Türkiye matematik yarışmalarında aldığım derecelerle Diyarbakır Maarif Kolejine geçtim, sonra Adanaya geçip Ispartada bir süre okudum. Ardından Robert Koleji kazandım. Bir ara Ağrıya gittim, teyzemler oradaydı. Dedemin İstanbulda bakkalı vardı, onun yanında da çalışırdım. Boğaziçi Üniversitesinde okudum. Üniversite ikinci sınıfta kendi firmamı kurdum.

Ne yapıyordunuz?
21-22 yaşında, yani yıl 1981
de bilgisayar şirketi kurdum. O dönemde Unilever müşterimdi. Sistem analizi yapıyordum. 1987 yılına kadar iyi para kazandım. Sonra devrettim, hâlâ iyi bir şirkettir. Unileverin büyük bir projesi vardı. Ben o projeye şirket olarak destek veriyordum, o projeyi yönetmem için bana teklifte bulundular, kabul ettim. Unileverden iki kez istifa ettim. Sonra yeniden Unilevere geçtim. Pazarlama bölümüne girdim. Carrefourun Türkiyeye geldiği dönemde 1996da pazarlamadan sorumluydum. Daha sonra Türkiye Satış Koordinatörü oldum. 2001 yılında Unileverin Yönetim Kuruluna girdim. Geçen senenin ortasında da Algidaya geçtim.

Genelde özel sektörde tecrübe kazandıktan sonra girişimci olunur, siz tersini yapmışsınız...
Benimki ters. Ancak Unilever
de dinamik bir kariyer çizgisi izledim. Unileverin yelpazesi çok geniş. Deterjandan gıdaya geçtiğinizde farklı bir pazar ve rakiplerle karşılaşıyorsunuz. Her iki haftada bir tercihlerini değiştiriyor müşteriler bizim kategorilerimizde.

Raf ömründen kısa deniliyor...
Denilebilir. Çok yenilenmek gerekiyor. Ayrıca raflarında olduğumuz müşteriler arasında da rekabet var. A market zincirinin atılımlarıyla B
ninki farklı oluyor. Çok iyi takip etmek lazım. 7 gün açık bulunduğumuz yerler bunlar. Telefonunuzu kapatmanız mümkün değil.

Dondurma hasta etmez

Dondurma bir yandan kolay bir ürün gibi, insanları mutlu ediyor. Özel dolaplarda saklanıyor, her yerde yeri belli, ama aynı zamanda saklanma koşullarına çok dikkat edilmesi gerekiyor.

Dolap elektriği kesilse ürünleri geri alıyorsunuz ve burası Türkiye. Geçenlerde bir günde 40 noktayı gezdim. Dolapları kontrol ettik. En büyük müşteriye öğle saatlerinde geldim. Her şey düzgün gibi görünürken bir baktık hepsi erimiş. Elektrik kesilmiş... Dondurmalar eksi 20-30 derece arası tutuluyor. Kolay deforme olduğu için bozulduğu kolay anlaşılıyor. Müşteriler de hassas olduğu için sorun yaşamıyoruz. Ayrıca çok da iyi denetliyoruz.

Türkiye
de dondurma yazın tüketiliyor. Siz her ne kadar ev dondurmasına da ağırlık verseniz, esas satışı yazın yapıyorsunuz.
Ürettiğimiz dondurmanın 5 ayda yüzde 90
ı satılıyor. Eylülde azalmaya başlanıyor. 12 aylık tüketim var Avrupada, bizde henüz yok. Ev dondurması alışkanlığı bizim markamızla geldi. Yaygınlaşıyor.

Kışın dondurma hasta eder diye düşünülüyor. Bu yüzden de tüketilmiyor.
Evde dondurma yemenin bir zararı yok. Evler kışın 22-23 derece en az. Ayrıca dondurma hasta etmez. Bunları uzmanlar söylüyor. Avrupa ülkeleri bize göre çok daha soğuk ve kışın dondurma tüketiyorlar. Şu da önemli bizim dondurmamız çok hijyenik bir ürün. Süt ve meyve var içinde. Çocuklar için çok yararlı.

Şeker de var... Kilo da yapıyor...
Biz de
Günde 3 kez dondurma yiyin demiyoruz. Haftada 3-4-5 kez yenebilir. Yağlı yoğurttan daha az kalorisi var. Bazı şeyler yanlış biliniyor.

En gözde Max ve Cornetto
Algida kaç noktada satılıyor?
Ekonomiye çok destek veriyor. 350 bin dolabımız var. Oradan para kazanan kişileri düşünün. Özellikle bakkallar için iyi bir kazanç. Hızlı tüketim malları arasında önemli bir yeri var dondurmanın. Bakkallar hızlı tüketim cirolarının yüzde 4
ünü dondurmadan yapıyor. Birçok bakkal bu satışlar sayesinde ayakta kalıyor.

En çok hangi çeşidiniz satılıyor?
Türkiye
'de Max ve Cornetto çok satıyor. Magnum da çok satıyor. Hatta ev tüketimine yönelik çıkardığımız küçük magnumları yetiştiremiyoruz. Çikolatası müthiş. Türkiye'de donduramada kayıtdışı yüksek. Türkiye dondurmayı yeni öğreniyor. İki kiloluk dondurmayı eve götürüp tatlı olarak yeme alışkanlığına henüz sahip değiliz.

Yılda kaç litre dondurma tüketiliyor Türkiye
de?
Kişi başına Avrupa
da 4 litre, Türkiyede ise 1.5 litre.

Rakiplerimiz Ülker ve Panda ile birbirimizi yemeden pastayı büyütmeliyiz

* Dondurmayı keyfi, mutluluğu ve enerjisi artsın diye yemeli herkes. Kek ve yağlı yoğurttan daha az kalorisi var.
* Diyet dondurmamız var ama çok az satıyor.
* Ekonomi tutarlı ve iyi gidince bu tür ürünlerin tüketimi artıyor.
Keyfim iyi diyerek bu ürünleri alıyor müşteriler.
* Yakında çocuklara yönelik ürünler artacak. Çünkü çocuklar için yararlı. Sütü zorla içen bir çocuk severek dondurma yiyebilir.
* Nestle dondurmada büyük bir firma. Mövenpick onların ama çok bilinmiyor Türkiye
de.
* Türkiye
de rakibimiz Ülker ve Panda. Lokal markalar da var Anadoluda. Panda ve Ülkerin pazardaki payı 10-15 civarında. Birbirimizi yemeden pastayı büyütmeliyiz.
* Türkiye
deki toplam dondurma pazarı 850 milyon dolar. Her yıl tüm markalar bu pazarı yüzde 20 büyütelim diyoruz biz.

EN ZOR GÜNÜM
”Yönetim kurulu bu mu?
dedim
2001 krizinde Unilever
in Yönetim Kuruluna yeni girmiştim. Yönetim kurulunun o krizi nasıl yaşadığını bilemezsiniz. Yönetim kurulu buysa ben geri döneyim diye düşündüğümü itiraf edeyim. Ama o kriz ortamı hepimize iyi antrenman yaptırdı. 3 gün uyumadım. Ne yapılacak diye düşünmekten beynim iflas edecek hale geldi. Çok farklı bir deneyimdi. O günleri yaşayan işadamları artık dünyanın en deneyimli kriz yöneticileri.

 

Kaynak: Vatan, 12.06.2007

Yorumlar (0)add feed
Yorum yazın

Kayıtlı üye değilsiniz. Yorum yapmak için üye olmalısınız. Yorum sorumluluğu size ait olacaktır.


busy
 
< Önceki   Sonraki >
Basın Bültenleri
Boyner
Kim
So Chic
Mango
Littlebig
Park Bravo
Giriş Formu





Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? KayıtOl
Anket
Hava Durumu
3 Günlük

Şu anki Hava Durumu
Dünya Saatleri
Location
 
Top! Top!