| Rakiplerimiz seri imalatı düşünüyor, biz dondurma değil sanat eseri imal ediyoruz |
|
|
Türkiye'de eskiden mahalle aralarında yerel üreticiler tarafından müşteriye sunulan dondurma, şimdilerde büyük bir sektör haline geldi. Yabancı yatırımcıların ülkeye girişi, rekabeti ve büyümeyi de beraberinde getirdi.
Hatırlı bir müşterisi geldiğinde hemen önlüğünü giyen Mado yöneticisi Mehmet Kanbur, "Yeri gelince en altta paspasçılık yapar, yeri gelince de en tepede otururum." diyor. Türkiye'de dondurma denince ilk akla gelen isimlerden Kahramanmaraşlı Mado'nun dördüncü kuşak yöneticisi Mehmet Kanbur, dondurmayla tatlıyı buluşturan 'ekmek kadayıflı, kestane şekerli ve profiterollü' gibi çeşitlerin endüstriyel olduğunu savunuyor. Kanbur, "Bizim ürünlerimiz ise sanat eseri, belli usullerle yapılıyor." diyor. Tatlı çeşitleri ile birlikte piyasaya sürülen dondurmaların ambalaja dayandığını belirten yönetici, "Onlar reklama dayalı ürün satıyor, biz damağa hitap ediyoruz. Dondurmanın anavatanı Kahramanmaraş, bizim ürünlerimizden kopya çekmeye çalışıyorlar." şeklinde konuşuyor. Aynı sektörde yer alsalar da yollarının ayrı olduğunu vurgulayan Kanbur, kendilerinin 7'den 70'e her yaşa hitap ederken rakiplerinin belli yaş gruplarına yönelik satış yapmasının da önemli bir fark oluşturduğunu belirtiyor. Dondurmayı tamamen doğal ürünlerle yaptıklarını anlatan Mado yöneticisi, "Sütü bile mevsiminde alıyoruz. Baharda ovadaki çileği almaz bekler, yayladakini toplarız." ifadelerini kullanıyor. Kanbur, dondurmanın tüketiminin ekonomik gelir seviyesine göre değiştiği tespitini yapıyor. İnsanların zenginleştikçe "Nasıl sağlıklı yaşarım?" diyerek yediklerine dikkat ettiğini söyleyen sektörün yetkili ismi, kışın dondurma yeme alışkanlığının ise yeni gelişmeye başladığını aktarıyor. Kanbur, eskiden 23 Nisan'dan önce 'insanlar hasta olur' gerekçesiyle satışa izin verilmediğini kaydediyor. Türkiye'de 20'yi aşkın ilde 150'den fazla noktada müşterilerine ulaşan şirket, yurtdışında 15-16 noktada satış yapıyor. Mado'nun ihracat yaptığı ülkeler arasında Avustralya, Kuveyt, Umman, Dubai, Bahreyn, Suudi Arabistan ve İngiltere de bulunuyor. Kanbur, "Koreli, Dubaili insanlara dondurmayı götürüyor, Türk bayrağını astırıyor, masrafını da onlardan alıyorum." diyor. Anadolu'da üretip dünyaya satan Kanbur, sütü, fındığı, fıstığı kullanarak kalkınmaya katkıda bulunuyor, dolaylı yönden 10 bin kişiye istihdam sağlıyor. Dondurmanın kökeni olan karın üstüne pekmez dökülerek yapılan 'karsanbaç'ı da hâlâ ayakta tutan Kanbur, yabancı konukları için kar depolatıyor. Mehmet Kanbur, firmanın gelişmesi için gecesini gündüzüne katanlardan. "Benim iki görevim var, yeri geldiğinde en altta paspasçılık yapmak, yeri gelince de en tepede oturmak." diyen Kanbur, çıraklıktan yetişmiş bir müşteri geldiğinde hemen önlüğünü giyip talebe cevap veriyor. Keçi sütü üretimini geliştirmeye yönelik proje hazırlayan Kanbur, Zana keçisini geliştirmek için çiftlikler kurdurmuş. Bunun için Dünya Bankası'ndan da kredi desteği almış. Amerikan kanalında haberini görünce ağlamış
Kaynak: Zaman, 08.04.2007 |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|










