www.yeniperakende.com Advertisement
Anasayfa
Çarşamba, 23 Mayıs 2012
 
 
Haberler
Perakende
Moda Giyim
Alışveriş Merkezleri
Gıda Sektörü
Ekonomi
Çin
Rusya
Hindistan
Avrupa
Amerika
Japonya
Makaleler
Perakende Trendleri
Mağazacılık Yönetimi
Satış & Hizmet
Firma Rehberi
Moda/Giyim/Aksesuar
Alışveriş Merkezleri
Ev/Mobilya/Teknomarket
Restoranlar/Kafeler
Gıda Üreticileri
Saat&Tarih
Ekle
Sık kullanılanlara ekle
Bu sayfayı ekle
Giriş sayfası yap
Manşet
Palladium'dan ilk yılında 440 milyon lira ciro
 Yerli yabancı toplam 165 mağazası ile faaliyet gösteren merkez kriz dönemine denk gelen ilk yılında başarılı sonuçlar elde etti
Devamını oku...
 
Her aday en az bir takım alır, seçim bizi zıplatır Yazdır E-posta
Active ImageKiğılı'nın patronu Abdullah Kiğılı, erkek hazır giyim sektöründe sonbaharda büyük hareket bekliyor: Adaylar kendine çeki düzen verecek ve tabii ki bize gelecek. İtalyan markalarına gidecek değil ya..

Kiğılı'nın patronu Abdullah Kiğılı, seçim ortamının tedirgin ettiği sektörler olabileceğini ama erkek hazır giyimcilerin keyifli olduğunu belirterek, "Valla benim neşem yerinde. Geçmişten biliyorum, en az yüzde 20-25 daha fazla satarız. Mitingler olacak, adaylar kürsüye çıkacak. Gidip de İtalyan takım alacak değiller ya, elbette bize gelecekler" dedi. Kiğılı, 1990'ların ikinci yarısında İspanyol markaları Zara ve Mango'nun Türkiye pazarına girmesiyle büyük darbe alan Türk hazır giyimcilerin, ikinci sınavı Ağustos ayında vereceklerini belirterek, "25 Ağustos'ta İstinye Park açılıyor. Oraya bir sürü yeni marka geliyor. Herkes tedirgin. Savaş o zaman başlayacak" diye konuştu.

25 AĞUSTOS KRİZİ ÇIKACAK
* Şimdi de 25 Ağustos krizi mi var hazır giyimcilerde?
Bütün dünya markaları gelmiş oluyor oraya, akla gelecek bütün markalar orada. Lüks kategorinin ne kadar markası varsa hepsi orada. Üstüne üstlük H&M de geliyor. Ben kendi adıma konuşursam, erkek giyiminin durumu biraz daha farklı. Biz daha kendimizden eminiz. Çünkü erkekte hangi dünya markası gelirse gelsin hiçbir şey farketmiyor. Dikişleri biz burada yapıp onlara gönderiyoruz onların etiketleriyle. Teknolojinin en son yeniliklerini uyguluyoruz. Tüm makineler burada. Sistemler öğrenilmiş. Sonuçta erkek takım elbiseyi dünya standardında dikmek artık bizim için çok önemli değil. Geriye ne kalıyor, kumaş. Kumaşı da onlarla aynı şartlarla alabiliyoruz.

* İthal kumaşın ağırlığı arttı mı?
10 yıl önce bizim yüzümüze bakmayan İtalya, şu anda mal satmak için sıraya girmiş durumda. Buraya haftanın 2-3 günü İtalyanlar geliyor mal satmak için. Türkiye'de büyük bir değişim var çünkü. İtalya'da kumaş pazarlarında ciddi kan kaybı var. Eskisi gibi değil. Karşılarında koca bir Çin var. Teknolojiyi oturtmuş, Avustralya'nın yününü kapatmış. İtalyanlar şimdi pahalı mal yapıyor ama daha az yapıyor. Eskiden hırsız gibi bakıyorlardı bize, şimdi başlarına taç yaptılar Avrupalılar. Biz kumaşın yüzde 50'sini İtalya'dan getiriyoruz. Yeni markamız Abdullah Kiğılı'nın tamamı ithal. Kiğılı'nın da yarısı dışarıdan. Bunu yapmak zorundayız. Bu kadar marka geliyor, her biriyle benim başa baş dişe diş mücadele etmem için o kumaşları getirtmem lazım. O kumaşı getirip kendi dikişimle dikip daha ucuza satacağım ki ayakta durabileyim. Hem içerde kendi rakiplerimle uğraşıyorum, hem dışardan gelenlerle.

KADINDA HIRPALANMA OLUR
* Peki İstinye Park açılınca kadın giyiminde mi sıkıntı yaşanacak?
Kadın giyiminde çok ciddi hırpalanmalar olacak. Bir de genç spor giyimde. H&M'in çok çeşidi var bu kategoride. Zaten kadın giyiminde çok az Türk markası var. Mevcut markalara da Allah yardım etsin. Türkiye'ye son yıllarda iki marka girdi. Mango ve Zara'nın yerli markalara vermiş olduğu tahribat büyük. Şimdi de H&M ile sıkıntı olacak. Çünkü kolay iş değil. Ayda iki koleksiyon çıkarıyorlar. Her 15 günde bir yeni bir koleksiyon. Fuarlar artık öldü, çünkü o kadar hızlı hareket etmek zorundasınız ki, -eskiden fuara, 6 aylık dönem içinde bir sezon boyu hazırlık yapıp gidilirdi- şimdi mal 28 gün tezgâhta kalıyor, satılmazsa başka bir ülkeye gidiyor. Sonra metrekare maliyetleri var, yani her metrekarede yapman gereken bir satış var.

* Seçim öncesi vatandaş tüketimin frenine basar endişesi var piyasada? Sizin böyle bir kaygınız var mı?

Biz seçim ortamlarında mutlu oluyoruz. Çünkü seçimlerde bir sürü aday çıkıyor. Bu kadar partinin her birinin adayları söz konusu. Erkek giyiminde satışlar yukarı çıkar. Aday olan giyinmek zorunda, dolaşmak zorunda. Adaylığını tescil ettirebilmesi ve kendini tanıtabilmesi için de vitrine ihtiyacı var. Satışlar çok yukarı çıkar. Biz yıl sonuna doğru çok iyi iş yapmayı bekliyoruz. Belediye seçimleri öyle, milletvekili seçimleri öyle. Takım elbise, gömlek, kravat satışları artar. Tedirginlik görmüyoruz. Yarın seçim ortamına girildiğinde ilçede de şehirde de yarış olacak. Her ilin ilçenin idari heyeti var, düşünsenize her birinin bir takım aldığını.

 

Kaynak: Sabah, 9.04.2007
Yorumlar (0)add feed
Yorum yazın

Kayıtlı üye değilsiniz. Yorum yapmak için üye olmalısınız. Yorum sorumluluğu size ait olacaktır.


busy
 
< Önceki   Sonraki >
PageRank Checking Icon
Basın Bültenleri
Boyner
Kim
So Chic
Mango
Littlebig
Park Bravo
Giriş Formu





Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? KayıtOl
Anket
Perakendeciler krizden en az etkilenmek için ne yapmalıdır?
 
Hava Durumu
3 Günlük

Şu anki Hava Durumu
Dünya Saatleri
Location
 
Top! Top!