| Tekstile veda zamanı geliyor |
|
|
|
Aslına bakarsanız genelde ucuz işçilik isteyen bu sektörün gelişimi dünyada da hep bu şekilde yaşanmıştır. Önceleri Fransa, Almanya, İngiltere, İtalya gibi ülkelerin başlıca sanayi ürünü olan tekstil, daha sonra İspanya, Portekiz gibi daha yavaş gelişmiş ülkelere kaydırılmıştır. Her ülkede evrimini tamamladıktan sonra şimdilerde ise Türkiye’de de yavaş yavaş azaldığı izleniyor. Hazır giyim ve konfeksiyon Türkiye için öyle kolay gözden çıkarılacak bir sektör değil. Ancak sonun başlangıcı kendini, ilk defa 12 yıl önce yapılan ve bizim de imza koyduğumuz GATT (Gümrük Ticaret Genel Anlaşması) Uruguay toplantısında göstermişti. Nitekim bu anlaşmaya göre 2005 yılından itibaren kotaların kalkması ile ucuz Çin malları piyasayı işgal etti. Çin ile rekabet zor görünüyor Fiyat avantajına kur desteğinin yanısıra Çin’in milyarı aşan nüfusu, komünizmden kalan alışkanlıkları ile işçi ve enerji ücretleri de eklendiğinde Türk malları açısından Çin malları ile rekabet etmek pek de mümkün görünmemektedir. Hele bugünkü şartları göz önüne alacak olursak YTL’nin bu değeri ölüm fermanının altındaki imzadır. Sanayici niçin üretsin Dış ticaret politikamızın sadece sayılar ve miktarlardan ibaret kısır planlamalardan oluşması sıcak paranın kontrolu elinde tutmasına neden oluyor. Ekonomi yönetimi çaresiz kalıyor, Kürşay Tüzmen gibi icraatın başında olanlar bile durumdan sıkça şikayet ediyor. Kısacası önümüzdeki günlerde yaşayacaklarımızı, akıntıya kapılmış kütüğün kaderi gibi şans belirliyor. Bugün olduğu gibi; ekonomide faizleri yüksek tutup, kurları düşük tutarak sadece enflasyona odaklanarak yaratılan geçici iyileşmenin faturası ağır olacaktır. Kısa dönemde uygulanmakta olan politikalar, geleceğimizden çalan, sürdürülemez politikalardır. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|




Yerli yabancı toplam 165 mağazası ile faaliyet gösteren merkez kriz dönemine denk gelen ilk yılında başarılı sonuçlar elde etti






