www.yeniperakende.com Advertisement
Anasayfa
Perşembe, 09 Eylül 2010
 
 
Haberler
Perakende
Moda Giyim
Alışveriş Merkezleri
Gıda Sektörü
Ekonomi
Çin
Rusya
Hindistan
Avrupa
Amerika
Japonya
Makaleler
Perakende Trendleri
Mağazacılık Yönetimi
Satış & Hizmet
Firma Rehberi
Moda/Giyim/Aksesuar
Alışveriş Merkezleri
Ev/Mobilya/Teknomarket
Restoranlar/Kafeler
Gıda Üreticileri
Saat&Tarih
Ekle
Sık kullanılanlara ekle
Bu sayfayı ekle
Giriş sayfası yap
Manşet
Palladium'dan ilk yılında 440 milyon lira ciro
 Yerli yabancı toplam 165 mağazası ile faaliyet gösteren merkez kriz dönemine denk gelen ilk yılında başarılı sonuçlar elde etti
Devamını oku...
 
Gelen Var mı? Yazdır E-posta

Wal-Mart, H&M, Boots, Aldi... Perakendenin bu devlerini Türkiye yıllardır bekliyor. Görünen o ki bir süre daha bekleyeceğiz. Aslında bu şirketler, Türkiye’yi yatırım planları arasına almıştı. Ancak global kriz, bu planların askıya alınmasına neden oldu. Sadece onlar değil, bu durumda onlarca şirket var. Yaptığımız araştırma, Türkiye’yi planları arasına alan Radio Shack, Maplin, Euronics, Germanos gibi 23 önemli yabancının yatırımdan vazgeçtiğini ortaya koydu. Piyasadan gelen bilgiler Fnac, Boots, Magna gibi 10 yabancının ise yatırımlarını askıya aldığı yönünde.

“Son 6 ay içinde yatırımlarda pek çok erteleme gördük. Hiç kimse anlaşmaları tamamlamak konusunda aceleci davranmıyor. Yabancı yatırımcıların ilgisinde de bir azalma var. Bundan bir yıl önce aldığımızdan daha az telefon ve e-mail alıyoruz. Büyük girişim sermayesi şirketlerinde ise hareketlilik daha az. Örneğin Türkiye ile ilgilenen İzlandalı yatırımcılardan biri için çalışıyorduk. Ancak İzlanda’daki çöküşün ardından onlar da sessizliğe gömüldü!”

Bu sözler Deloitte Türkiye Kurumsal Finansman Sorumlu Ortağı Anthony Wilson’a ait.

Sadece Wilson değil, tüm kurumsal finansman yöneticileri aynı noktaya dikkat çekiyor. Son 6 ayda işlerinde yüzde 50’ye varan azalmalar olduğunu kaydediyorlar. Onların iş hacimlerini azaltan ise global finansal krizle birlikte yabancıların, Türkiye’ye girişte frene basmış olması.

Ekonomik konjonktürün daha iyi olduğu bundan bir yıl öncesinde yatırım kararı alan ve fizibilitesini yapan farklı sektörlerden onlarca şirket, Türkiye’ye giriş için gün sayıyordu. Ancak puslu döneme geçişle operasyonlar bekleme sürecine girdi. Ortamı güvenli bulmayanlar, ofislerini kapatıp ekiplerini dağıtmaya başladı. Kendi ülkelerinde finansal anlamda zorlanıp yatım kararını iptal edenlerin de etkisiyle Türkiye, yabancı girişi anlamında durgun bir döneme adım attı.

Yatirimlar Azalacak
Yabancı yatırımcıların, Türkiye’yi, takvimlerinden çıkarmaya başlama nedenlerinin başında hiç kuşkusuz global finans krizi geliyor. Krizle birlikte kredi imkanlarının daralması ve zayıf güven ortamının tüm pazarlara hakim olması ile şirketler stratejilerini değiştirdi. Yeni bölgelerde yatırıma girmekten çok varlıklarını korumaya odaklandılar. Bu nedenle dünya genelinde yatırım ve risk alma iştahında önemli bir azalma yaşanıyor.

Dünya Yatırım Destek Ajansları Birliği’nin tahminlerine göre 2009 yılında dünya genelinde doğrudan yabancı sermaye yatırımları yüzde 15 düşecek. Üstelik bu düşüş, son yıllarda yüksek düzeyde yabancı yatırım çeken Türkiye’nin de içinde yer aldığı E7 (Emerging -Gelişmekte olan) ülkelerinde daha fazla hissedilecek.

hedTürkiye yabancı sermaye girişinde en parlak dönemi 2006-2007 yılları arasında yaşadı. Ülkeye 2006 yılında 20 milyar dolar, 2007 yılında 22 milyar dolarlık yabancı sermaye girişi oldu. Geçtiğimiz yılın ilk 11 ayında yabancı sermaye yatırımları 16 milyar dolarda kaldı. Yabancı Sermaye Derneği (YASED) Başkanı Tahir Uysal, 2009 yılında yabancı sermaye girişine ilişkin beklentilerinin 10 milyar dolar seviyesinde olduğunu belirtiyor. “Belki bu sınır bile zorlanabilir. Likidite darlığında yatırımcıların çok ihtiyatlı davranacağını tahmin ediyoruz. Şu ana kadar gelen bazı veriler de bu doğrultuda” diyor.

Frene Basılıyor
Yabancı sermaye girişinde ilk yavaşlama 2007 yılı sonlarında başladı 2008 yılı ortalarında yoğunlaştı. Portföylerinde yabancıların aldığı payın o tarihten itibaren azaldığını ifade eden Egon Zehnder International Yönetim Danışmanı Murat Yeşildere, “2008 yaz sonu itibarıyla ilgi neredeyse sıfıra düştü” diyor. Ernst&Young Kurumsal Finansman Bölüm Başkanı Müşfik Cantekinler de “Çalıştığımız projelerde yatırımdan tamamen vazgeçme, erteleme veya yatırım boyutunu küçültme kararları ile karşılaştığımız durumlar oldu. Zamanlama olarak baktığımızda ise bu tip kararların Eylül 2008 ve sonrasında sıklaştığına tanıklık ettik” diye konuşuyor.

Heidrick&Struggles İstanbul Başkanı Ayşegül Aydın da son bir aylık gözlemlerine dayanarak şu değerlendirmeyi yapıyor:
“Son 1 aydır yabancı yatırımcılar, ciddi şekilde projelerini beklemeye aldıklarını ve önlerini görmek için zamana ihtiyaç duyduklarını ifade ediyor.”

Şirketler önlerini görememekten yakınırken yatırımlar geri çekiliyor, projeler iptal ediliyor. Hatta bir başka yönetim uzmanı, gelinen noktada frene basma trendine girildiğini ifade ediyor. Bunu da şu sözlerle açıklıyor: “Son bir haftadır görüştüğüm farklı sektörden bütün yabancı CEO’lar, frene bastıklarını açıkça dile getiriyor. Sıkıntı içinde olup olmamaları bile fark etmiyor. Herkes söz konusu yatırım olduğunda frene basma trendine girmiş durumda.”

Ofis Kapatanlar
Proje ertelemelerinde yatırım bankaları ve fonları öne çıkıyor. Farklı sektörlerden birçok işadamı ve kurumsal finansman uzmanı, fonların Türkiye’deki yatırımlarını durdurduğunu, Türkiye’de yatırım yapacakları şirketlere yönelik tekliflerini geri çektiklerini kaydediyor.

Hareketin bıçak gibi kesildiği sektörlerin başında gayrimenkul geliyor. Gayrimenkul sektöründe çok sayıda şirket, Türkiye yatırımından vazgeçti. Sektör yetkililerinin söylediklerine göre bu alanda ciddi yatırım kararı alan birçok şirket, şimdi işlerini daha büyüklere satmaya çalışıyor. Satamayanlar ise Türkiye ofislerini kapatıyor, ekiplerini dağıtıyor. Bu şirketler arasında adı en fazla telaffuz edilen Hollandalı gayrimenkul devi Wereldhave. Bir sektör yetkilisi, “Wereldhave Türkiye pazarındaki istikrarsızlık nedeniyle yatırım kararını geri çekti” diyor.

AVM ayağında da projeler donduruluyor. 2009 yılında 30 civarında AVM projesinin açılışı beklenirken şimdi bu sayı 4-5’e indi. Perakende sektörünün önde gelen bir yetkilisi, “Onların da açılıp açılmayacağı belli değil. Sektörde çok ciddi sayıda inşaat durduruldu. Bazıları inşaat halinde bırakıldı, bazıları ileriki yıllara ertelendi” diyor.

AMPD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Servet Topaloğlu, “Başlatılan projelerin ya yavaşlatıldığını ya da durdurulduğunu biliyorum” diyor. Topaloğlu, AVM projelerinde özellikle İstanbul dışındaki iptallerin bol miktarda olduğunu da sözlerine ekliyor.

İlk Vazgeçenler
Yeni açılacak AVM’lere girecek olan çok sayıda yabancı marka da hem duran projeler hem revize olan büyüme planları nedeniyle yatırımdan vazgeçti. Yatırımlarını iptal edenler arasında elektronik perakende zincirlerinin fazlalığı dikkat çekiyor. Örneğin İngiltere’nin en büyük elektronik perakendecileri Home Retail Group ve Maplin, Avrupa’nın en büyük elektronik perakendecilerinden Hollanda merkezli Euronics, Amerikan elektronik perakendeci Radio Shack ekonomik krizin etkisiyle yatırım kararından vazgeçen zincirlerden birkaçı.

Elektronik perakendeciliği sektöründen bir yetkili, “Zaten pazarda yeteri kadar oyuncu var. Onlar bile performanslarından çok memnun değil. Dövizdeki artış yüzünden sektörde satışlar yüzde 50 düştü. Böyle bir ortamda yeni bir yatırımcının giriş yapması mümkün değil” diye konuşuyor.

hed

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Türk perakende sektörünün hızlı büyümesinden etkilenip Türkiye’ye girme kararı alan gıda ağırlıklı perakendeciler de yatırım kararlarını geri çekiyor. Alman perakende zinciri Edeka, kısa bir süre öncesine kadar Türkiye’de ortak aradığı konuşulan Belçika’nın en kaliteli süpermarketlerinden Delhaize, Japon perakende zinciri Aeon, Amerikalı perakende zinciri Costco ve Türkiye’de bir ortak arayışında olan Alman Lidl’in Türkiye pazarına girmekten son anda vazgeçtiği konuşulanlar arasında...

Geri Adım Atanlar
Son dönemlerin popüler sektörlerinden bankacılık, sigorta, enerji ve çimentoda da geri adım atanlar mevcut. Fransız Natixis, Türkiye’de yönetici alımı bile gerçekleştirdiği halde yatırımdan vazgeçti. Amerikalı sigorta şirketi Metlife da Natixis gibi Türkiye’de ofis ve ekip kurmuştu. Ancak sektör yetkililerinin verdiği bilgilere göre 1 ay önce geri çekilme kararı alarak ekibini dağıttı.

Türk çimento sektörüne ilgide de ciddi bir azalma gözleniyor. Türkiye pazarına girmesi beklenen birçok şirketin bu konuda geri adım attığı söyleniyor. Son dönemde yaşanan örnekler de söylenenleri doğruluyor.  Rus Sibirisky Cement, Türkiye’de Set Çimento’yu alarak pazara girecekken finansal nedenlerle bu alımı iptal etti. Çimento sektörünün önde gelen bir yöneticisi de ilgideki düşüşü net olarak hissettiklerini belirtiyor. “Bizim sektörde en azından yeni gelecek olanlar için geçtiğimiz yıldan bu yana başlayan ilgide bir düşüş var. Set ihalesini kazanan Rus Grup, ön ödemesini yakarak alımdan vazgeçti. Lafarge da Türkiye’deki varlıklarını satmak üzere araştırma yapıyor. Çimentoda yabancı ilgisi durmuştur” diyebiliriz diye konuşuyor.

2009’da finans, otomotiv, konut ve bilişim sektöründe yabancı yatırım faaliyetinin çok sınırlı olacağı düşünülüyor. Hatta özellikle finans, otomotiv ve konut sektörlerine yönelik durgunluğun en az 3 yıl devam edeceği tahmin ediliyor.

Yatırımları Askıya Alanlar
Bazı şirket ve markalar yatırımlarını tümüyle iptal etmek yerine askıya almayı tercih ediyor.  İki yıl önce Watsons bünyesine giren parfümeri zinciri Marionnaud, bu yıl Türkiye’de yerini alacakken son anda yatırımını askıya aldı. Boots ve Superdrag gibi markalar da son bir yılda hareketli olan Türkiye kozmetik perakendeciliği pazarına giriş için gün sayarken son gelişmelerden etkilenerek planlarını erteledi. Bir sektör yetkilisine göre bu iki markanın giriş kararını ertelemesinde ekonomik nedenlerin yanında uzun süredir çıkması beklenen OTC yasasının da etkisi var. Bazı ilaçların marketlerde satışını mümkün kılan bu yasanın gecikmesi, For You mağazalarının da küçülme kararı almasına neden oldu.

Yatırımda beklemenin daha sağlıklı olduğunu düşünenler arasında Fransız elektronik perakende devi Fnac da var. Fnac’ın, Cevahir Alışveriş Merkezi’ne girmesi bekleniyordu. Gelişi neredeyse yılan hikayesine dönen Wal-Mart’ın da bu yıl artık ülkeye girmesine kesin gözüyle bakılıyordu. Ancak son duyumlar, Wal-Mart’ın gelişine yönelik efsanenin bir süre daha süreceği yönünde. Intersport’un yurtdışındaki güçlü rakiplerinden Decathlon da Türkiye’de yapımı süren bir AVM ile görüşüyordu. Şirket görüşmeleri dondurma kararı aldı. Krizden en çok etkilenen finans ve otomotivde de beklemeye giren çok sayıda kuruluş var. Örneğin bankacılık sektörünün önemli oyuncularından Alman GFKL giriş kararını erteledi. Kriz nedeniyle darboğaza giren Kanadalı otomotiv yan sanayi şirketi Magna, Türkiye’deki yatırımını askıya aldı.

Burhan Karaçam/Bk Partnershıp Kurucu Ortağı

“Bekleyiş Yaza Kadar Sürecek”

Kaynaklar Kısıldı
Türkiye’ye yatırım yapmak isteyen şirketlerden dış kaynakla yatırım yapmayı düşünenler, kaynakları kısıldığı için ya çekildi ya durmak durumunda kaldı. İkinci bir grupta yer alan yabancı şirketlerin birçoğu ise büyük finansal güçlükler içine girdi ve vazgeçti. Üçüncü bir grup da hükümetten yeni bir ek program bekliyor. Bir başka grup da elinde önemli imkanlar olmasına karşın en iyi stratejik yatırımın ne olduğunu görmek için kendine zaman tanıyor.

Yeni Değerler Bekleniyor
Öte yandan Türkiye’deki birtakım varlıkların değerlerinin daha da düşeceği beklentisi içinde olanlar da var. Bu sadece Türkiye ile ilgili değil, dünyada da bu şekilde devam ediyor. Dünyada varlık fiyatları sürekli düşüyor.

En erken yaza kadar bekleme sürecek. Enerjide bile durma var. Enerjiye talebin zayıflaması nedeniyle yatırımlar yavaşladı. Gayrimenkul, finans, otomotiv ve tekstilde yabancı girişi durdu.

Müşfik Cantekinler/Ernst&Young Kurumsal Finansman Bölüm Başkanı

“2009’un İlk Yarısını Görmek İstiyorlar”

İşlem Süreci Erteleniyor
Şirketlerin yatırımdan tamamen vazgeçmekten ziyade, işlem sürecini ileriki aylara erteleyerek bekleme eğiliminde olduklarını gözlemliyoruz. Ayrıca yatırımcılar, zorlaşan ekonomik koşulların etkilerinin şirket bilançolarına yansımalarını ve buna mukabil oluşacak yeni değerleri görmeyi arzu ediyor.

Faizlerin Düşüşü Bekleniyor
Birçok şirket, hiç değilse 2009 yılının ilk yarısındaki gelişmeleri değerlendirip buna göre karar vermek istiyor. Ayrıca kendi ana piyasalarında, özellikle finansman alanında sorunlar yaşayan birçok uluslararası şirket, Türkiye piyasasına inancını korusa da yatırım kararlarını gözden geçirmek zorunda kalıyor. Kredi faizlerinin daha düşük olacağı bir dönemi bekliyorlar.

Tüm Sektörler Etkilendi
Enerji hariç, hemen hemen tüm sektörlerde yatırım kararlarının askıya alındığı gözleniyor. Burada son birkaç yıldır rekabet koşulları nedeniyle cazibesini kaybeden tekstil ve otomotiv, kriz sürecinde de en fazla cazibe kaybına uğrayan sektörler oldu. Enerji sektöründe uzun vadede büyüme beklentilerine ve özelleştirmelere paralel ilgi sürerken hizmet sektörü de cazibesini koruyor.

Orhan Cem/Pwc Türkiye Kurumsal Finansman Bölüm Başkanı

“Yatırımcıyı İkna Etmek Zorlaşacak”

Sermaye Hareketleri Yavaşladı
Dünyada krizin derinleşmesiyle birlikte sermaye hareketlerinde de bir yavaşlama oldu. Son 6 ayda bu durum daha da ciddi bir hal aldı. Yatırımcıların bir kısmı “bekle gör” politikası izlerken bir kısmı krizi fırsat bilip yatırımlara devam ediyor. Ancak normalde bir kere düşünen yatırımcı, şimdi iki kere düşünüyor ve bu nedenle yatırıma niyetli olanların da alım işlemleri normalden uzun sürüyor.

Kısa ve Uzun Vade Beklentisi
Diğer taraftan global büyümenin yavaşlaması, satın almanın finansmanında yaşanan sorunlar ve kimi özel sermaye fonlarının sıkıntı yaşaması, şirket satın alımına olan ilginin azalmasına neden oluyor. Kısa vadede şirket satın alma piyasasının yavaşlamasını sürdürmesi, 2009 sonrasında ise yarım kalan özelleştirmelerin devam etmesi ve yabancı yatırımların tekrar hız kazanması bekleniyor.

Planlar Yeniden Yapılacak
Satın alma isteği hızlı büyüme, kâr paylaşımı veya stratejik pozisyon alma niyetiyle yapıldığı için büyümenin durmuş olması bütün planların tekrar yapılmasını zorunlu kılıyor. Satın alma “hikayeleri” de artık daha belirsiz senaryo ve varsayımlarla yapılacağından yatırımcıları ikna etmek zorlaşacak.

Nilüfer Gözütok

 

Kaynak : Capital, 09.03.2009

Yorumlar (0)add feed
Yorum yazın

Kayıtlı üye değilsiniz. Yorum yapmak için üye olmalısınız. Yorum sorumluluğu size ait olacaktır.


busy
 
< Önceki   Sonraki >
PageRank Checking Icon
Basın Bültenleri
Boyner
Kim
So Chic
Mango
Littlebig
Park Bravo
Giriş Formu





Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? KayıtOl
Anket
Perakendeciler krizden en az etkilenmek için ne yapmalıdır?
 
Hava Durumu
3 Günlük

Şu anki Hava Durumu
Dünya Saatleri
Location
 
Top! Top!